| Leydihan |
01 Mayıs 2025 21:03 |
Yanıt: Balıklıgöl | Şanlıurfa
[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]
Athanasius Kircher'in Oedipus Aegyptiacus'undan Derceto(Atargatis) 1652.
Havuzların yapılış tarihi
Atargatis'in bir büstünü tutan kanatlı zafer tanrıçası Nike'nin bir heykeli. Atargatis "Kader" olarak taçlandırılıp zodyak burçlarıyla çevrelenmiştir. (Ürdün Amman Müzesi)
Balıklıgöl platosunda günümüzde arkeolojik kazı ve araştırma yapma imkanı kısıtlı olduğu için havuzların tam olarak hangi devletin ne zaman yaptığı net olarak bilinmemektedir. Büyük İskender MÖ 331'de günümüz Urfa bölgesini Perslerden aldığında bölgede Tanrıça Atargatis merkezli Pagan dini inancı yaygındı. Kuzey Suriye, İsrail ve Lübnan bölgelerinde de Atargatis'e adanmış balıklı havuz tapınakları vardı. Bu yerlerde de havuzdaki balıklar kutsaldı ve yenmesi yasaktı.[17] Büyük İskender şehri fethettikten sonra Büyük İskender'in komutanı I. Seleukus tarafından şehrin adı 'Suyu Bol' anlamına gelen Edessa adı verildi. Büyük İskender'in ölümünden sonra Urfa bölgesinde Osroene Krallığı kuruldu. Tarihi belgelere bakıldığında Osroene Krallığının da Atargatis merkezli pagan dinini sürdüğü görülmektedir.
MÖ 5. yy. ve MS 2 yüzyılda bulunan iki adet Roma ve Süryani metinlerine göre Antik Yunan'da ve Antik Urfa bölgelerinde Pagan rahipler Tanrıça Atargatis'e tapıp kendilerini hadım edip, balık kuyruklu kadın suretinde dini hizmetler ederlerdi. MS 300'lü yıllarda bulunan Süryani belgesinde; Hristiyan olduktan sonra Osroene Kralı V. Abgar kendini hadım eden erkeklerin ellerini kesmesini emretti. Olaydan sonra pagan rahipler kendilerini hadım etmeyi bıraktı.
Atargatis'in bir büstünü tutan kanatlı zafer tanrıçası Nike'nin bir heykeli. Atargatis "Kader" olarak taçlandırılıp zodyak burçlarıyla çevrelenmiştir. (Ürdün Amman Müzesi)
Tanrıça Atargatis
Balıklıgöl havuzları milattan önce 1000-300 arasında arasında tanrıça Atargatis için yapılmış antik pagan tapınaklarıdır. Atargatis, Klasik Antik Çağ'da dönemin Kuzey Suriye'sinin baş tanrıçasıydı. Tüccarlar sayesinde antik Suriye'den antik Yunanistan'a kadar yayılmış bir pagan dininin figürüdür.
Atargatis'in bir büstünü tutan kanatlı zafer tanrıçası Nike'nin bir heykeli. Romalılar tanrıçaya Derketo, Dea Syria, Deasura adını vermişlerdir. Tanrıça Atargatis'in eşi de bir antik tanrı olup adı Hadad'tır. Bu iki tanrının merkezi tapınakları günümüz Kuzey Suriye'nin Menbic şehrindedir. Avrupa ve Ortadoğu'da birçok antik devlette Atargatis'e adanan heykel ve sikkeler bulunmuştur.
MS 100 yıllarından kalma tanrıça Atargatis'in bir Nabatça tasviri, şu anda Ürdün Arkeoloji Müzesi'nde muhafaza edilmektedir.
Atargatis'in mitolojik teması sudaki yaşamların bereketi, aşk, cinsellik ve doğurkanlıktır. Dolayısıyla balık ve güvercinlerle özdeşleşmiş bir tanrıçadır. Var olan heykeller incelendiğinde ekseriyetle Balık Tanrıçası veya Deniz Kızı formunda betimlendiği görülmüştür. Tanrıçanın kökeni Tunç Çağına kadar geriye gitmektedir. Ugarit antik devletinde ortaya çıkıp sonraki devletlerin dini kültürüne evrilmiştir.
[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]
III. Demetrius'un sikkesinde balık gövdeli Atargatis'in tasviri
Tarihçi Diodoros (MÖ 1. yy) ve Ktesias'a (MÖ 5. yy) göre tanrıça Atargatis efsanesi şöyledir; Atargatis yasak bir aşk yaşayıp bir kız çocuğu dünyaya getirmiştir. Atargatis bu olaydan utanıp kendini bir göle atmıştır. Bedeni göl içinde balıklara dönüşmüştür. Kızını ise güvercinler beslemiştir. Antik Yunan tarihçi Athenaeus (MS 2. yy) kitabında, Suriye'liler güvercinlere tapar ve balık yemezler. Çünkü Atargatis balık yemeyi yasaklamıştır.
Günümüz İsrail sınırları içindeki tarihi Aşkelon'da, Suriye Menbic'te ve Lübnan'da da içindeki balıklara dokunmanın yasak olduğu balıklı havuzlar vardır. Balıklıgöl balıklı havuzları ile bilinse de plato içindeki camii avlularında çokça güvercin de bulunmaktadır. Bu güvercinlere de en az balıklar kadar kutsal aidiyet biçilmiştir. Cami avlularında bu güvercinler için havuzcuklar bulunup, güvercinlerin beslenip su içmesi için özel korunaklı alanlar vardır.
Kültürel olarak günümüzde Urfa ve Suriye'de halk içinde hâlâ güvercin besiciliği yapılmaktadır.
Bilgi kirliliği ve tarihi çelişkiler
İslami inancın halk dilinde yayılması, Şanlıurfa'daki kültür vakıfları ve belediye kurumları bu anlatıyı turizm nedeniyle birebir alıp anlatılara ön ayak olması, Tarihî Balıklıgöl Platosunun kültürel tarihi hakkında bilgi kirliliğine neden olmuştur. Belediye günümüzde hâlâ 7-14 yaş arasındaki çocuklara mitolojiyi öğretip Balıklıgöl'ü ziyaret eden yerli ve yabancı turistlere dini anlatmalarına izin vermektedir. Çocuklar para karşılığında turistlere inancı anlatmaktadır.
[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]
Balıklıgöl havzasından kale sütunlarına bakış.
Tarihi çelişkiler
İslami anlatılara göre Balıklıgöl mucizesi 5 farklı antik devletle yolu çakışmaktadır.
Hz. İbrahim'in Babil Kralı Nemrut tarafından ateşe verilmesi: Dini kaynaklar İbrahim'in MÖ 2150 yılında doğduğu MÖ 1975 yılında öldüğünü söyler. Babil devleti ise İbrahim'in ölümünden 80 yıl sonra MÖ 1895 yılında kurulmuştur. Ayrıca Babil devletinde Nemrut adında kral yoktur.
Mitolojik söylemler İbrahim peygamberin Urfa kalesindeki sütunlara bağlanıp ateşe atıldığını öne sürse de, sütun üzerindeki yazıtlar tercüme edildiğinde, sütunların MS 240 yılında İbrahim'den 2215 yıl sonra yaşamış olan Osroene Kralı 9. Manu döneminde anıt olarak yaptırıldığı tespit edilmiştir.
Halk arasında Nemrut Krallığı olarak bilinen Kommagene Krallığında Nemrut adında bir kral bulunmamaktadır. Nemrut dağı olarak bilinen dağdaki kalıntılar Kommagene krallığından kalmadır. Bu krallık İbrahim'den 1812 yıl sonra kurulmuş bir krallıktır.
Balıklıgölden yaklaşık 20 km uzaklığında bulunan yöre halkının Nemrut tahtı/kalesi adı verdiği kalıntıların gerçek adı Deyr Yakup'tur (Yakup Manastırı). İbrahim'den 2275 yıl sonra MS 300'de Roma döneminden kalma bir manastırdır.
İslami inanca göre İbrahim'in Balıklıgöl platosu içindeki bir mağarada doğduğunu söylemektedir. Ancak dini kaynaklar İbrahim'in Keldaniler zamanındaki antik Ur şehrinde doğduğunu söylemektedir.
Hristiyanlıkta havuzların Perslerin istilası sonrası Perslerin akarsu yataklarını değiştirmesi ile mucizevi şekilde oluştuğunu söyler. Ancak akarsuların yatağı sel baskınları yüzünden Roma mühendisleri tarafından bentler yaptırılarak değiştirilmiştir. Bahsettikleri Pers savaşı ise MÖ 300'lü yıllarda Büyük İskender zamanında yaşanmıştır.
Yahudilikte İbrahim'in Babil Kulesi inşaatına katılmadığı için şehirden çıktığını söyler. Ancak Babil kulesi İbrahim'den yaklaşık 1000 yıl önce yapılmıştı. Kule'nin adında Babil geçmesine rağmen kule Sümerler zamanında Sümerler tarafından yapılmıştır.
Ayn-i Zeliha gölü
Ayn-i Zeliha Balıklıgöl platosunda bulundan iki havuzdan biridir. Diğerinin adı Halilü'r-Rahman'dır. Hiçbir semavi dinlerine ait kaynaklarda Balıklıgöl ile ilişkilendiren Zeliha figürü yoktur. Var olan tek figür Züleyha/Zeliha'dır. Bu kişi de dini anlatılara göre Antik Mısır zamanında yaşayıp Yusuf ile ilgili anlatılarda adı geçmektedir.
Diyarbakır'daki Anzele gölü (Ayn-i Zelal)
Şanlıurfa'nın komşu ili Diyarbakır'da Anzele Suyu adında bir akarsu bulunmaktadır. Bu suyun eteklerinde de balıklıgöle benzer tarihi kalıntılar bulunmaktadır. 1970'lere kadar suyun içinde balıkların bulunduğu tarihi havuzlar vardı. Havuzlar 1970'lerde yıkılmıştır. 2004'te yapılan tamiratlarda havuzlara ait kalıntılar tekrar gün yüzüne çıkartılmıştır. Günümüzde balıklıgöldeki balıklar kadar sayıları çok olmasa da Anzele Gölü'nde de balıklar bulunmaktadır.
İslamî kaynaklar
Alparslan Kuytul Kuran ve Hadislerde balıklıgöl ile bir anlatı olmadığını, Balıklıgöl hikâyesinin turizm amaçlı oluşturulduğunu öne sürmektedir. İslamî ilimler araştırmacısı Serkan Tekin ise Balıklıgöl hikâyesinin uydurma ve hurafe olduğunu söylemiştir.
İlahiyat Profesörü Şinasi Gündüz Anadolu Paganizmi adını verdiği kitabında havuzların İbrahim'le alakasının olmadığını tanrıça Atargatis adına yaptırıldığını söylemektedir.
Modern sit, imar, restorasyon ve yenileme geçmişi
Balıklıgöl Platosu
Tarihî Balıklıgöl Platosunda balıklıgöl ile beraber; birbirine bitişik olarak inşa edilmiş 8 tarihî cami ve mescit (Rızvaniye Camii, Hasan Paşa Camii, Narıncı Camii, Toktemur Mescidi, Sakıbiye Camii, Mevlid-i Halil Mescidi, Yeni Dergah Camii, Halil-ür rahman Camii) 6 medrese (Sakıbiye, Tahtamor, Hasan Paşa, Rahimiye, Halil-ür Rahman, Rızvaniye) 2 tekke (Sakıbiye Tekkesi, İbrahim Halil Tekkesi) 1 zaviye (Halil-ür Rahman Mevlevi Zaviyesi) bulunmaktadır.
Plato, 1924-1928 arasında Urfa'da vali olarak görevlendirilen Fuat Bey(Fuat Baturay) tarafından büyük tahribatlara uğramıştır. Dini yapılar da olmak üzere Urfa'da birçok tarihî yapı yıktırılmıştır. Fuat Bey, Ayn-Zeliha gölünün bulunduğu yerlerde düzenlemeler yapıp platoya Urfa Cumhuriyet Parkı adını vermiştir. Bugün Ayn-i Zeliha gölünün merkezinde bulunan fıskiye Fuat Bey döneminde eklenmiştir.[7]
1960'lı yıllarda Hz.ibrahim Halilullah Kültür ve Eğitim Vakfı kurulup ilk defa bu tarihlerde platoda koruma ve düzenleme projeleri üretilmiştir.
1970-1971 yıllarında Urfalı da olan Turizm ve Tanıtma Bakanı Necmettin Cevheri platoda, cumhuriyet döneminde yapılan garajları yıkıp ağaçlar ekerek platoyu parka çevirmiştir.
Dergâh ve Balıklıgöl Çevre Düzenleme Projesi (1992)
1990-1996 arası Urfa'da vali görevini yürüten Ziyaeddin Akbulut, plato için büyük ölçekli restorasyon projeleri üzerinde çalışma yaptı. 1992'de Urfa'daki yerel dernek ve vakıfların görüşü üzerine iki mimara proje siparişi verilmiştir. Yapılan toplantılarda mimar Merih Karaaslan'ın projesi uygun görülmüştür. Ancak dönemin bakanı Necmettin Cevheri, Merih Karaaslan'ın projesine ret verip Urfalı peyzaj mimari Selami Sözer'e yeni bir proje siparişi verdi. Proje uygulamaya koyulup restorasyon işlemi başladı. Platodaki bir şadırvanın inşaat temeli açılışına Süleyman Demirel de katılmıştır.
Projenin başlangıç safhasında vali Ziyaeddin Akbulut ile bakan Necmettin Cevheri arasında anlaşmazlık çıkıp, inşaat durduruldu. Anlaşmazlık çözüme varamayınca konu dönemin başbakanı Süleyman Demirel'e intikal etti. Demirel de Selami Sözer'in projesine ret verip tekrar Merih Karaaslan'ın projesinin uygulanmasına karar verdi. Ancak Karaaslan'ın projesinde bazı değişiklikler önerip dönemin ünlü mimari Behruz Çinici danışmanlığında revize edilmesini önerdi. Dönemin cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın vefat etmesinden dolayı proje aksadı. 3 yıl boyunca projelendirme üzerinde yoğun tartışmalar yaşanıp nihayetinde 1995'te başbakan Tansu Çiller ve cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in emriyle proje onay aldı.
Eleştiriler
Proje aşamasında camiler büyük bir restorasyondan geçti. Camilerin eski fotoğraflarına bakılınca işlemin bir restorasyondan ziyade bir yenileme olduğu görülmektedir. Camiiler eski dokularından uzaklaştırılıp yenileme işlemine maruz kalmıştır. Minare taşları eskimiş denilip yeni kesme taşlarla onarılmıştır. Tarihi ahşap minberler kaldırılıp yerine yeni taş minberler konulmuştur.
Platoda bulunan kale de restorasyondan geçmiştir. Uzun yıllardır toprakla tıkalı olan 96 metre uzunluğundaki gizli geçit görevi gören kale tüneli açılmıştır. Tünelin orijinal merdivenleri yürümeye müsait olmadığı gerekçesiyle yenilenmiştir.
Günümüzde platoda bulunan tüm yürüyüş yolları bu proje kapsamında eklenmiştir. Yürüyüş yollarının genişlemesi için havuzların orijinal boyutları değiştirilmiştir. Ayn-i Zeliha gölü etrafına restoranlar inşa edilmiştir.
Restorasyon aşamasında yapılan kazılarda platoda islami dönem öncesi heykel veya kabartmalar bulunup bulunmadığına dair veri bulunmamaktadır. Çalışma tamamen islami değerler statüsünde ilerlemiştir.
Modern Sit
Balıklıgöl günümüzde Halil-ür Raman ve Ayn-i Zeliha gölleri ve etrafındaki dini yapılarla önem arzedip büyük ziyaretçi çekmektedir. Özellikle dini bayramlarda büyük ilgi toplamaktadır. Halil-ür Rahman gölünün ölçüleri 150m x 30m ebatlarında, Ayn-i Zeliha gölü ise 20m x 50m ebatlarındadır. Göllerdeki derinlik 3-5 metre arasındadır.
[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]
|