![]() |
Üç Kader Sorusu
"Madem önceden biliyor ne yapacağımızı, o zaman ne yaparsak yapalım O'nun bildiğini yapıyoruz. Boş yere uğraşıp duruyoruz. Kaderin mahkûmuyuz." Senai DEMİRCİ |
Yanıt: Üç Kader Sorusu
Kader
Aslında kader konusunda insanların bu kadar çekince içinde olması, bize dayatılan bilgisizlikten kaynaklanıyor. İmanın şartlarından biri olan kadere, bilmeden anlamadan nasıl inanacağız? Nasıl iman edeceğiz? Kişi anlamadığı, bilmediği bir şeye iman edebilir mi? Savaşa girmeyin dediler bize senelerce, gözümüzü korkuttular. Oysa kader konusu oldukça basittir aklını kullanabilen için. Allah'ın kullarına da zerkettiği subuti sıfatlar vardır. Lakin arada mertebe farkları vardır. Mesela semi(işitmek) sıfatı. Bizler fısıltıyı duyamayız, yüksek desibeldeki seste ise sağır oluruz, kulak zarımız yırtılır. Oysa aynı sıfata nail olan Allah, karanlıkta yürüyen karıncanın ayak sesini de işitir, gök gürültüsünü de işitir. Hakeza basar(görmek) sıfatı. Bizler birkaç kilometre öteyi yada karanlıkta bir nesneyi göremeyiz. Ama Allah dünyanın bir ucundan bir ucunu görmeye ve karanlıkta yürüyen karıncayı farketmeye mazhardır. Hal böyleyken ilim sıfatında fark olmaz mı? Bizler aciz ilmimizle Allah'In ilmini bir tutup hataya düşüyoruz çoğu zaman. Öyle bir ilim ki; ezelden ebede dek olan ve olacak herşeyi bilmeye muktedir. Lakin kader dediğimiz şey Allah'ın yazıp bizim yaşadığımız değil, Allah'ın yaşayacağımızı önceden bilip yazdığı şeydir. Bir haber kanalı için muhabir olarak görevlendirildiğinizi düşünün. Ve falan yerde demiryolları ile ilgili rapor yazmanız hakkında size bir görev veriliyor. Gidiyorsunuz o bölgeye ve yüksek bir tepeye çıkıp aşağıdaki demiryolunu seyre dalıyorsunuz. Sağ taraftan hızla bir tren geliyor, sol taraftan da aynı hızda bir tren. Demiryolu tek şerit olduğu için trenlerin bu hızda çarpışacağını anlıyor raporunuza bunu yazıyorsunuz. Tabiki kaçınılmaz olarak trenler infilak ediyor. Sonra bu raporu götürüyorsunuz patronunuza. Okur okumaz size "senin yüzünden çarpıştı trenler" dese ne düşünürsünüz? İşte Allah'ın kader konusundaki rolü de budur. Önceden bildiği için yazıyor ve yazdığı filhakika gerçekleşiyor. Yoksa Allah tecavüzü, insan öldürmeyi, zinayı yazar mıydı bilmese? İnsanlara cüzi irade verildi ve insanlara tüm seçme özgürlükleri tanındı. İnsan kendi iradesi ve aklıyla bu yolları seçecektir. Lakin Allah bunları yazdığı için seçmeyecektir. Bilakis Allah kulunun bunu yapacağını bildiği için yazmıştır. Bu ayrımın farkına varmalıyız. |
Yanıt: Üç Kader Sorusu
Alıntı:
Kader kavramı, aynı zamanda iyilik ve kötülük, insanın irade özgürlüğü ve davranışlarının sorumluluğu kavramlarıyla da ilişkili. Kader konusu Orta Çağ'da başlayan ve günümüzde de devam eden ''Kötülük Problemi'' tartışmalarında da yer alır. Bazı materyalistler ya da davranışlarının sorumluluğunu almak istemeyen insanlar kötülüğü gerekçe gösterip, ondan merhameti olup bir şey yapmayan Allah'ı sorumlu tutuyor veya yaratıcının var olmadığı sonucunu çıkartıyor. Tanrı kötülüğü önlemek istiyor da gücü mü yetmiyor? Augustinus ise şöyle yanıtlar: |
Yanıt: Üç Kader Sorusu
Alıntı:
"Hz. İsa'ya demiş şeytan: “Madem her şeyi O yapar; kader birdir, değişmez. Dağdan kendini at. O da sana ne yapar?” Hz. İsa(as) dedi: “Ey mel'un! Abd edemez Rabb'ini tecrübe ve imtihan!" Kader bir nebzede insanin kendi secimlerinden dolayi,basina gelenlerin zahiren yorjmlanmasidir.Batin olani Allah bilir. |
| Forum saati; Türkiye'ye göre ayarlanmış olup, şu an saat: 21:23. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions Inc.
Navbar with Avatar by Motorradforum