| Leydihan |
21 Mart 2025 23:33 |
Sonuç
SONUÇ
Farsça ve Arapça kelimelerinin birleşmesinden oluşan ve “kötü dilek, temenni” anlamına gelen beddua duanın zıddıdır. Beddua; çaresiz olan, acı çeken, kötülüğe maruz kalan bir insanın rahatlamak, teskin olmak gayesiyle söylediği, “Allah kahretsin, Allah belanı versin” gibi kötü düşünce ve dilekleri kapsamaktadır.
Kur’ân-ı Kerim’de beddua anlamında gazap (ﻏﻀﺐ), lânet, veyl (وﯾﻞ), Bu‘den (ﺑﻌﺪا), suhkan ( ﺳﺤﻘﺎ ), ta‘sen ( ًﺗَﻌْﺴﺎ), tebbe ( ﱠﺗَﺐ), ıtmis (اطﻤﺲ), Kutile ( َﻗ ُﺘِﻞ ) ve Kâtele ( َﻗَﺎﺗَﻞ) sözcükleri kullanılmıştır.
Bu sözcükler bazen kullara bazen de Yüce Allah’a izafe edilmiştir. Allah (c.c), bu kavram ile insanları kınamış ve tehdit etmiştir. Fakat bunu yaparken doğrudan şahısları değil kötü ahlak ve alışkanlıkları göz önünde bulundurmuş, çirkin sıfat ve fiilleri yermiştir.
Kur’ân’da peygamberlerin inkâr eden kavimlerine olan beddualarına da yer verilmiştir. Bu konuda Peygamber Efendimizle diğer nebilerin üslubu arasında fark olduğu, önceki peygamberlerin bedduayı açık ve sert bir ifadeyle dile getirdiği Hz. Peygamber’in ise sitemkâr ve yumuşak bir üslûpla ifade ettiği görülmüştür. Sonuç olarak Kur’ân-ı Kerim, bizlere bedduanın formlarını öğretmiş ve bu hitaba maruz kalanların vasıflarını, kimler olduğunu açıklayarak bizlerin ibret almasını istemektedir.
KAYNAKÇA
Ahmed b. Hanbel, Ebû Abdillâh eş-Şeybânî, el-Müsned, Dâru’s-Sadr, Beyrut, tsz. Ateş, Ahmed, Farsça Grameri, Milli Eğitim Basımevi, İstanbul 1976.
Begavî, Ebû Muhammed Hüseyin b. Mesûd, Tefsîru’l Begavî Me‘âlimu’t-Tenzîl, (Thk. Muhammed Abdullâh en-Nemîr, Osman Cum’a Dâmiriyye ve Süleyman Müslim el Harş), Dâru Taybe, Riyâd 1409.
Buhârî, Ebû Abdillâh Muhammed b. İsmâîl b. İbrâhîm el Cu‘fî, el-Câmi‘u’s-Sahîh, el-Mektebetu’l- İslâmiyye, İstanbul 1897.
Cevherî, İsmâîl b. Hammâd, es-Sıhâh Tâcü’l-Lüğa ve Sıhâhü’l-Arabiyye, (Thk. Ahmed Abdulğafûr Attârî), Darü’l-İlm li’l-Melâyîn, Beyrût 1085.
Cürcânî, Ali b. Muhammed Seyyid Şerif, Mu‘cemu’t Ta‘rîfât, (Thk. Muhammed Sadık el-Minşavî), Daru’l-Fâdile, Kahire, tsz.
Çağıl, Necdet, Beddua Olgusu Bağlamında Enbiya 112’nin Çağrıştırdıkları Üzerine, Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, sayı: 34, Erzurum 2010.
Ebû Hayyân, Muhammed b. Yûsuf el-Endelüsî, Tefsîru’l Bahri’l-Muhît (Thk. Âdil Ahmed Abdü’l- Mevcûd, Ali Muhammed Muavvîd), Dâru’l-Kütübi’l-İlmiyye, Beyrût 1993.
Elmalılı, M. Hamdi Yazır, Hak Dinî Kur’an Dili, Çelik-Şura Yay., İstanbul, tsz. Eren, Hasan vd., Türkçe Sözlük, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara 1988.
Ezherî, Ebu Mansûr Muhammed b. Ahmed, Tehzîbu’l-Luğa, (Thk. İbrâhîm el-Ebyârî), Daru’l-Kitab el- Arabî, Kahire 1967.
Ferrâ, Ebû Zekeriyyâ Yahyâ b. Ziyâd, Me‘âni’l-Kur’ân, ‘Âlemü’l-Kütüb, Beyrût 1983.
Gazzâlî, Ebû Hâmid Muhammed b. Muhammed b. Ahmed, İhyâu ‘Ulûmi’d-Din, (Thk. A. Fikri Yavuz), Tuğra Neşriyat, İstanbul, tsz.
Halîl b. Ahmed, Ebû Abdirrahmân el-Ferâhîdî, Kitâbü'I Ayn, (Thk. Mehdi el-Mahzûmî, İbrâhîm es-Sâmerrâî), Müessesetü’l-Âlemi, Beyrût 1408/1998.
İbn Atiyye, Ebû Muhammed Abdülhak b. Ğâlib el- Endelüsî, el-Muharraru’l-Vecîz fî Tefsîri’l-Kitâbi’l- ’Azîz (Thk. Abdü’s-Selâm Abdü’ş-Şâfî Muhammed), Dâru’l-Kütübi’l-İlmiyye, Beyrût 2001.
İbn Manzûr, Cemâlu’d-Dîn b. Muhammed, Lisânü’l-Arâb, Kahire, tsz. Kanar, Mehmet, Farsça-Türkçe Sözlük, Say Yay., İstanbul 2010.
Komisyon, Dini Kavramlar Sözlüğü, DİB. Yay., Ankara 2007. Karaman, Hayreddin-Çağrıcı, Mustafa- Dönmez, İbrahim Kâfi- Gümüş, Sadrettin, Kur’ân Yolu Türkçe Meal ve Tefsiri, DİB Yay., Ankara 2009.
Kurtubî, Ebû Abdillâh Muhammed b. Ahmed b. Ebî Bekr, el-Câmi‘ li-Ahkâmi’l-Kur’ân ve’l Mübeyîn limâ Tedammenehû mine’s-Sünneti ve Âyi’l-Furkân, (Thk. Abdullâh b. Abdü’l Muhsin et-Türkî), Müessesetü’r-Risâle, Beyrût 2006.
Mir, Mustansır, Kur’ân’i Terimler ve Kavramlar Sözlüğü, (çev. Murat Çiftkaya), İnkılab Yay., İstanbul 1996.
Muslim b. Haccâc, es-Sahîh, Dâru İhyâi’l-Kutubi’l Arabiyye, Mısır 1955. Olgun, İbrahim-Drahşan, Cemşid, Türkçe Farsça Sözlük, Caphane-i Hâce, İran 1350
|