![]() |
İhtiyarlar Balladı (Böyle Bir Sevmek) | Atilla İlhan
Onlara ün mü gelir bazı bir ses mi duyarlar Yumuşak bir kedere ufalır bakışları İdam mahkûmlarıdır aslında ihtiyarlar Ölüme koşullanmış bütün davranışları Yorgun öksürükleri oturup kalkışları Yaşayıp durmaktan gizlice utanırlar Her gece artık gitmek vaktidir sanırlar Geçmiş günlerinden bir destek aranırlar Uysal bir gülümseme tek sızlanışları İdam mahkûmlarıdır aslında ihtiyarlar Ölüme koşullanmış bütün davranışları Yolculuk sabaha mı yoksa akşam üstü mü Aylardan bu ay mı günlerden acaba ne gün Yılan gibi çöreklenmiş bu boğuk kördüğümü Çözebilirsen çöz çözememekten üzgün Kaç kere hesabını çıkarırlar bir ömrün Şu yağmurlu güz dünyadaki son güzü mü Bir daha yiyecek mi yediği şu üzümü Ya uykuda giderse söylemeden son sözünü Ölmek var mı farkına varmadan öldüğünün Yılan gibi çöreklenmiş bu soğuk kördüğümü Çözmeye uğraşırlar çözememekten üzgün Bakılan her resim bütün bir ömrü saklar Ellerini kaldırsalar yıllar dökülüşür Birazdan yakıda sanki buluşacaklar Bir yerde saat çalsa o sevgili görünür Umut heykeli midir ay ışığı örtünür Bir pencere açılsa unutulmuş şarkılar Çocuk bahçelerinden nasıl yankılanırlar Kalkan her vapurda giden bir yolcu var Gönderilen her mektup onları götürür İdam mahkûmlarıdır aslında ihtiyarlar Sabahtan akşama hergün kaç kere ölür. Yüzünün yarısı göz kadife yansımalı Bulutlu siyah ağ bulutları eflatun O boy aynasından çıktı Fransız malı Vişne asidi vardı tadında rujunu Ah sinema yıldızı filan olmalı Ağırlığı kristal son derece uzun Bir kibrit çakıldı mı ah yağmurluklu kız Alevinden anlamlı dumanlar üfürüyor Ah çocuk yüzünde gül goncası ağız Saçlarından incecik su tozu dökülüyor Sığınak gibi derin ağaçlar gibi yalnız Karartma başlamış ışıklar örtülüyor Ellerinde ruh gibi ah portakal kokusu Kırkmaları morsalkım göz kapakları saydam Çok vapurun battığı bir liman orospusu Bir hırsla öptüm ki ah ölürüm unutamam Ay ışığında deniz akordeon solosu Pırıl pırıl yaşadım üç dakika tastamam Görkemli çadırında İtalyan lunaparkın Sanki zeytin düşürür yerlere gözlerini Ah tahtına kurulmuş bol sakallı bir kadın Sütyenler tutmuyor çılgın göğüslerini Kaşları ip incesi kumral kirpikleri kalın Kim görse şaşırır sakalının süslerini Tavana asılmış sosyalist saçlarından Ah sabah sabah omuzları kan içinde İşgence sonrası genç bir kadın militan Yığınlar uğulduyor hunmalı gençliğinde Adı bile çıkmamış dudaklarından Doğru yaşadığının sımsıkı bilincinde — |
| Forum saati; Türkiye'ye göre ayarlanmış olup, şu an saat: 17:41. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions Inc.
Navbar with Avatar by Motorradforum