ForumKalbi.Com

ForumKalbi.Com (https://www.forumkalbi.com/index.php)
-   Müzik ve Dans (https://www.forumkalbi.com/forumdisplay.php?f=171)
-   -   Vitrindeki Albümler | Vitrindeki Albümler'de Bu Hafta... (https://www.forumkalbi.com/showthread.php?t=1980)

Sürmenaj 04 Ocak 2024 01:23

Vitrindeki Albümler | Vitrindeki Albümler'de Bu Hafta...
 


[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

SÜEDA ‘SÜEDA SINGS SEZEN AKSU’ (AHENK MÜZİK)
Ankara Devlet Konservatuvarı’nda lise, Berlin’de Barenboim Said Akademie’de lisans eğitiminin ardından Berklee’de eğitim alan şarkıcı, piyanist, aranjör, şarkı yazarı, besteci (1997 Kayseri doğumlu) Süeda Çatakoğlu, kuşağının pek çok mensubu gibi Sezen Aksu şarkılarındaki kadın profilinden etkilenmiş. Müzikleri kendisine ait üç şarkılık projesini yayımlaması için Ahenk Müzik’in sahibi Sercan Yılmaz’a göndermiş ama yanıt olarak bunu bir tribute albümüne dönüştürmesi teklifini almış, hemen kabul etmiş. “Süeda Sings Sezen Aksu”, Süeda’nın okul arkadaşlarının el atmasıyla kısa sürede tamamlanmış.

10 şarkılık repertuvar Süeda’nın bir göçmen olarak yaşadıklarını, hayatının dönüm noktalarını ifade eden şarkılardan seçilmiş. Parçaların otantikliği korunmuş, ama caz ve müzikal tiyatro esintileriyle buluşturulmuş. Farklı ülkelerden gelen eşlikçi müzisyenlerin çalma karakterleri yorumlara dahil edilmiş. Buradaki yorumlar, Sezen Aksu müziğine oranla daha fazla “grup müziği” önemsenerek yapılmış, onun ticari anlayışından uzak durulmuş. Müzik tarihinden ve türlerin arasından damıtılarak ele alınmış. Kimi alaycı, kimi hüzünlü, kimi meydan okuyor, kimi kalabalıktan kaçıyor ama bazıları kesinlikle orijinalinden daha içli...

[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

SİNAĞRİT BABA ‘ONUN SABAH ALARMI’
Adını bir Sait Faik öyküsünden alan Ankaralı alternatif rock topluluğu Sinağrit Baba, 2014 yılında iki kişi tarafından kurulmuş. Yıllarca sahne tozu yutan topluluk vokalde Fethi Yıldırım, elektrik gitarda Samet Karadeniz, saksafonda Ekin Özek, basta Deniz Özden, kontrbasta Barış Ofluoğlu, davulda Kerem Sivel ile son halini almış. Şimdi uzun süredir üzerinde çalıştıkları “Onun Sabah Alarmı” albümleri ile huzurlarınızda.

Bu konsept albüm, tıpkı Sinağrit Baba gibi uyumsuz bir karakterin, giderek hırçınlaşan hayatını ve bu yolculuktaki duraklarını işliyor. Yaşamı sorgulayan bu karakter, öykünün sonunda sosyal ve politik bir özneye dönüşüyor. Sinağrit Baba’nın müzikal yolculuğu da kendi avcısını seçen balığın öyküsüne çok benziyor. Kentli rock geleneğinden alınan ilhamla besteleri hikâyecilere has özellikler taşıyor. Referansları Kesmeşeker’den Peyk’e, mor ve ötesi’nden Sakin’e kadar uzanıyor. Albümdeki ayrıksı parçalar, deneysel “Aç Sınıfın Laneti” ile bir zeybek yorumu olan “Nikriz Zeybek”...

Doksanlı yılların ilk yarısında orta çıkan, itiraz eden temiz yüzlü ve tahsilli kentli çocukların nahif ruhunu yeniden yeşertiyor Sinağrit Baba; o duyarlılık ile günümüzün bilinçli yetişkinleri arasında köprü kuruyor.

Sürmenaj 15 Şubat 2024 03:39

Yanıt: Vitrindeki Albümler | Vitrindeki Albümler'de Bu Hafta...
 
Vitrindeki Albümler
Vitrindeki Albümler'de bu hafta...

[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

ŞENCEYLİK ‘ETEĞİMDEKİ TAŞLAR’
Şenceylik, şarkıcı, söz yazarı ve besteci Eda Sena Şenceylan’ın hem lakabı hem de müzik projesinin adı. Çocukken piyano çalışıyla bir televizyon kanalına haber olduğunda, muhabire verdiği yanıttan esinlenerek verdiği adıyla ilk EP’si “Çok Karışık”ı 2017 yılında çıkardığında ne kadar yetenekli olduğunu ortaya koymuştu Eda. Ne var ki düzenli ve sık üretmemiş, arada bir tek tek şarkılarla kendini hatırlatmıştı. Nihayetinde ilk albümü “Eteğimdeki Şarkılar” ile yeniden ses ve umut verdi.

Sözü müziği kendisine ait sekiz parçalık albümün prodüktörlüğünü (gitarları çalan Vera üyesi) Arel Koray Nalbant üstlenirken davulda Canberk Karademir, ud ve cümbüşte İlhan Yıldırım yer almış; solist Simge Pınar, gitarcı Efe Demiral, darbukada Onur Seçki bazı parçalarda eşlik etmiş.

Eda, özgün bir dünyanın kapı aralığından seslenen iyi bir hikâye anlatıcısı, sesi de çok iyi. Birbirlerine benzeyen insan kalabalığının içinde özel bir ses; insana iyi gelen, huzuru ve isyanı aynı nefeste üfleyen... Ayrıca sempatik ve melankolik bir karakter oluşu da şarkılarını sahici kılıyor. Şarkıları harbi bir kadının şarkıları. Müziği ise geleneksel Türk çalgıları ile modern batı soundlarını yoğuran soft-pop-rock üçgeninde. Tek albümle sınırlı kalmaması dileğiyle...

AYÇA AKKIN ‘MEETİNGS’ (BGST RECORDS)
Ayça Akkın, halk kültürleri ile iç içe yaşayan müzisyen bir ailenin mensubu; şarkı söylüyor, bağlama çalıyor, tahmin edilebileceği üzere de öncelikli olarak Türk halk müziği alanında yorumculuk yapıyor. Bu yorumları yıllardan beri YouTube kanalında paylaşıyor. Ayça, yakın zamanda en sevdiği türkülerden oluşturduğu beş parçalık ilk çalışması “Meetings”i yayımladı. Bu çalışmaya verdiği isim, onun solo kariyerine başladığı 2021 yılında verdiği konser serisinden geliyor. “Buluşmalar”, farklı kültürlerin birlikte kardeşçe bir arada yaşamasını tanımlıyor ve Ayça’nın 10 yılı aşkın bir süredir yaptığı saha çalışmalarının ürünü.

Düzenlemeleri (prodüksiyon sandalyesinde oturan) Ömercan Özüaydın ile birlikte yapmış, saksafonlarda Doruk Bora, Baki Sermet Özcan Balaban, Gürkan Çakmak, kavalda Abdil Ozan Demir, bağlamalarda Uğur Kutay Akbay yer almış. Ayça bildiğimiz türküleri, ruhunu bozmadan yorumluyor ama yaptığı düzenlemelerde folk-caz-fusion stilini benimsiyor. Bu tercih yorumculuğunu nahif ve ilginç bir hale getiriyor, kendine has bir çizgi yaratıyor. Anadolu ve Balkanlardan halk türkülerinin yer aldığı bu EP, benzer melodilerin kardeş coğrafyalarda farklı dillerde ifade ettiği duygulara tercüman oluyor. İlgiye kesinlikle değer...

Sürmenaj 04 Mayıs 2024 06:27

Yanıt: Vitrindeki Albümler | Vitrindeki Albümler'de Bu Hafta...
 
Vitrindeki albümler
Vitrindeki Albümler'de bu hafta...


[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

ŞİRİN SOYSAL ‘KIRIK KALPLER KULÜBÜ’ (LAST ACT)
Şirin Soysal son zamanlarda yaşamında meydana gelen radikal değişikliklerden etkilenerek kaleme aldığı şarkıları paylaşıyor. Leonard Cohen’in “Her şeyde bir çatlak vardır, ışık bu çatlaklardan girer” sözünden ilham alarak yazdığı yedi şarkılık “Kırık Kalpler Kulübü”, boynu bükük itirazlar, zor zamanlardan çıkış arayışları, bağırıp çağırmadan yapılmış eleştiri ve özeleştiriler bütünü.

Söz, müzik, düzenleme ve prodüktörlüğünü üstlendiği çalışma, mütevazı koşullarda, Şirin’in ev stüdyosunda hayata geçirilmiş. Sadece iki parçada gitarıyla eşlik eden Amit Erez (The Secret Sea), bir parçanın çello düzenleme ve icrasını yapan Yoed Nir ve iki parçanın baslarını çalan Ömer Nafiz ise kendi stüdyolarından konuk olmuşlar. Bir şarkının perküsyonlarını Soysal’ın eşi Erdem Yavaşca çalarken, kalan tüm icraat Şirin’in başının altından çıkmış. Caz şarkıcısından ziyade şarkıcıhikâye anlatıcı gibi. Açılıştaki “Hayır Hayır Hayır”da ilk kez rap yapmış. Akustik ve içine dönük bir albüm; ruh halini en iyi anlatan şey şarkılardan birinin adı: “Kahve ve Melatonin”.

Beşinci albüm “Kırık Kalpler Kulübü”, Şirin’in doğru bildiği yoldan yürümeye istikrarla ve dirençle devam ettiğini gösteriyor; hayatından çekip çıkardığı satırları bizlerle paylaşmayı sürdürerek.

[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

CİHAN KAHVECİOĞLU ‘WHEN THE FUGUE ENDS’
Cihan Kahvecioğlu yeni kuşak davulcular arasında kararlı konsepti ve karakteriyle dikkati çekenlerden. İstanbullu müzisyen ne de olsa YTÜ. caz-davul bölümünde Şenol Küçükyıldırım, Şevket Akıncı, Ricardo Moyano, Evrim Demirel, Kamil Erdem gibi sert ve tavizsiz hocaların tedrisatından geçmiş. Davul dersleri vermiş (Göksel, Eda Baba, Lara Di Lara, KAM gibi) isimlere piyasada eşlik etmiş. Özgün projelerde yer almış, avangard caz öğeler barındıran albümlerde çalmış. Şimdi kendi beste ve doğaçlamalardan oluşan ilk solo albümü ile karşımızda.

“When the Fugue Ends” meditatif, ritmik ve armonik yapıların çağdaş bir anlayışla ele alındığı doğaçlama albümü. Sekiz parça birbirlerine oranla bazı atmosferik farklar taşısa da albümün genelinde ECM’nin fusion ruhuna yakın bir hava var. Batılı formlarda icra edilmiş parçalar arada bir Okay Temiz gibi ince fusion çizgiler de taşıyor. Cihan bencil davranmıyor; kendisine eşlik eden saksofonda Gürtuğ Gök, gitarda Cansun Küçüktürk, klavyelerde Emil Tan Erten, bas gitarda Okan Kaya’ya geniş alanlar açarak ifade özgürlüğü tanıyor. Bu sayede orkestra güçlü bir uyum yakalıyor. Zaten uzun süredir birlikte çalıyor.

Çokça gördüğümüz tekdüze bestelerin yer aldığı davulcu albümlerinden biri değil bu.

Sürmenaj 16 Mayıs 2024 20:03

Yanıt: Vitrindeki Albümler | Vitrindeki Albümler'de Bu Hafta...
 
Vitrindeki albümler
Vitrindeki Albümler'de bu hafta...

[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

MUGANNİ “18” (RAKUN MÜZİK)
20 yıldan beri demlenen kişisel bir niyetin meyvesi bu albüm... Kimbilir neden bu kadar (mor ve) ötelendi! mor ve ötesi’nin basçısı, yılların müzisyeni Burak Güven, Muganni adı altında çıkardığı 12 şarkılık “18” albümünde kendini bir muganni (şarkıcı) olarak sunsa da, prodüktör, çalgıcı, besteci tarafını saklamıyor.

Sakin, göz kapakları yarı yarıya inik bir retrospektif. Görmüş geçirmiş, orta yaşı geride bırakmış kentli bir erkeğin penceresinden okunmuş şarkıların sözleri bir parça dervişvari.

[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

Bazı sözcükleri fazlaca telaffuz ediyor Burak. Bu hal albümü konsept yapmıyor ama bir bütünlük sağlıyor. Cennet-cehennem arasında salınan, geçmişe ve geleceğe eşit mesafeden bakmaya gayret eden içsel yolculuklar, muhasebeler; fani dünyayı analiz etmeyi ihmal etmeyen ölümlü insana has kaygılar... mor ve ötesi’ne nazaran daha semavi; çok daha kişisel ancak yine de toplamda aileden çok uzakta değil.

Temposu düşük ve akustik soundlu bu albümde Burak’a vokaliyle Özge Fışkın, Koray Candemir, Harun Tekin, Serkan Çeliköz, Yağmur Efe Güven, çalgılarıyla Mert Topel, Ozan Musluoğlu, Mert Can Bilgin, Aksel Coe, Barış Doğukan Yazıcı, Bulut Güven, Hasan Dağlar, Burak Ayrancı, Burak Kayan ve Kerem Özyeğen omuz veriyor.

PINAR AZİZOĞLU “DÜNYA TELAŞI”
İlk single’ı “Anka”yı 2021 Ağustos ayında çıkarmış, ardından 10 şarkı daha yapmıştı Pınar Azizoğlu. Şimdi dağarcığında ne varsa topladı ve bir albüme imza attı: “Dünya Telaşı”.

Küllerinden doğup doğmadığını bilmiyoruz bu albümün, ama Pınar’ın kapağında Tori Amos’vari bir pozla mitolojinin içinden fırlamış bir deniz kızı olarak bize bakışından anlıyoruz ki kasvetli ve melankolik bir dünyanın içine doğru davet ediliyoruz.

Duygusal çeşitliliği yüksek Pınar’ın şarkılarının. Yabancılaşma duygusu sabit, arkasında da mütemadiyen varlığını hissettiren huzursuz bir fon. Kendisi tarafından kaleme alınmış (düzenlemelerini Ecem Türkoğlu’nun yaptığı) sekiz şarkıya ya bir piyano ya da akustik bir gitar eşlik ediyor, arada bir yaylılar ve davul duyuluyor. Albüme adını veren kapanış şarkısında elektrik gitarlar homurdanıyor. Sessiz ve derinden ilerlemesine karşın tansiyonu hiçte düşük değil albümün. Bazen distopik bir romandan alınmış satırları, bazen hüzünlü bir filmden alınmış sahneleri, bazen de gotik bir resimden alınmış ayrıntıları anımsatıyor.

Kalabalıklardan yorulmuş, aşk acısından muzdarip bir halde söylüyor Pınar. Daha iyi bir insanlığa duyulan inanç ve özlemle...

Sessiz duruşuna kanmayın, iddialı bir albüm...

Sürmenaj 21 Haziran 2024 00:27

Yanıt: Vitrindeki Albümler | Vitrindeki Albümler'de Bu Hafta...
 
Vitrindeki Albümler
Vitrindeki Albümler'de bu hafta...

[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

Kamufle ‘Tüm Suç Ritimlerin’ (Rainbow45 Records)

KAMUFLE, (Basri Fırat Bayraktar) aktif olarak 20 yılını hiphop kültürüne adamış değerli bir emektar. Yüksek sadakatle “oldschool” anlayışına bağlı ama bir o kadar da bağımsız bir karakter. Gündelik eğilimlere kapılmamış, popüler sound’lardan uzak durmuş, doğru bildiği yolda yürüyen güçlü bir mücahit. Demoları, albümleri, teklileri var. Şimdi bir de plağa basılmış çalışması...

[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]


Şaşırtıcı bir kapakla piyasaya sürülen “Tüm Suç Ritimlerin”, tekdüze ritimlerle, tek bir türde ve hep aynı tonda okunmuş rap’lerle doldurulmuş sıradan bir albüm değil. Rap’i gargaraya getirip şarkıyı melodiyi teknolojik seslere boğanlardan hiç değil. Her şeyden önce müzikal çeşitliliği ve konukları bile bu albümü arşivlik yapmaya yetiyor.

11 şarkıda türden türe uzanan bir yelpazede; Ceylan Ertem, Cenk Erdoğan, Murat Çopur, Melisa Karakurt, Ege Cengiz, Lara Di Lara, Aga B., AB Country, Necmi İnanır önemli katkılarda bulunuyorlar. Bir de tabii müzikleri yapan A-Bacchus. Kamufle ne yaparsa yapsın, müziğini her zaman geçmişin mirasıyla besliyor; farklı çalgılardan ve seslerden ustaca yararlanıyor. Kamufle’nin sıcak sesini, kuvvetli diksiyonunu, akıcı flow ve vurucu sözlerini öne çıkaran “Tüm Suç Ritimlerin”, yılların birikiminin ürünü.

[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

Keyone & Çağrı Sinci ‘Sasori’

KEYONE, Japonya’ya yılda bir kez DJ’lik yapmaya giden, Uzakdoğu kültürüne takıntılı bir prodüktör. “Sasori”yi önce Tokyo gezilerinden topladığı plaklardan yaptığı beat’ler ile oluşmuş bir albüm olarak tasarlamış ancak Çağrı Sinci’ye dinletmesinin ardından plan değişmiş. Çağrı’nın beat’ler üstüne okuduğu rhyme’larla proje başka bir şekle bürünmüş.

Sasori (Akrep) 60’larda yayımlanan meşhur bir Japon polisiye dizisi; albüm de onun müziklerinden alınan beat’lerle oluşturulmuş. Çağrı bu beat’ler için (sanki filmin soundtrack’i gibi düşünerek) bir öykü yazmış; içerik olarak Ho Amca’nın şiirlerinden ve Uzakdoğu çizgi romanlarından yararlanmış. “Sasori”de çok az rap var, esas niyet sinematografik bir atmosfer yaratmak. Plağın bir yüzünde Çağrı’nın üzerine okuduğu parçalar, diğer yüzünde aynı parçaların vokalsiz halleri yani beat’leri var.

CD ve dijital kuşağından gelmelerine rağmen hem Keyone, hem Çağrı, ikisi de plağa düşkün.

Kapak tasarımı Turbo’ya (Tunç Dindaş) ait olan “Sasori” plağı tam bir prestij baskı. Üç sene üzerinde çalışılan bu albüm, ikilinin kendi olanaklarıyla İspanya’da sadece 300 adet plak olarak bastırılıp getirildi. Çok değil, birkaç ay sonra kapanın elinde kalacak, olmayanlar olanları kıskanacak.

Sürmenaj 25 Temmuz 2024 19:10

Yanıt: Vitrindeki Albümler | Vitrindeki Albümler'de Bu Hafta...
 
Vitrindeki Albümler
Vitrindeki Albümler'de bu hafta...

[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

Neşet Ertaş ‘Türküler ve Deyişler’ (Dönence Plak)

Kimi hakkı verilerek yapılmış, kimi nasıl olsa satılıyor diye oldu bittiye getirilmiş, piyasada birbirinden farklı epey Neşet Ertaş plağı mevcut. Ne olursa olsun, elinizde tuttuğunuz plak büyük ustaya aitse hakkında çok söz söylemeye hacet yok. Yapacağınız tek şey iğneyi indirip teslim olmak. Bozkırın Tezenesi’nin plaklarının gördüğü teveccüh üzerine yeni baskılar yapılmaya devam ediyor. Ancak bu kez elimize aldığımız Dönence Plak tarafından vücuda getirilen “Türküler ve Deyişler” adını taşıyan plak gerçekten farklı; sanat eseri gibi dantel dantel işlenmiş bir parça bu. Plağın bu kadar özenli ve emek dolu bir süreçten geçerek hazırlanma sebebi (aynı zamanda Balat’ta güzide bir dükkân olan) üretici firmanın sahibi Metin Karaman’ın titiz ve çalışkan karakteri.

25 Eylül 2012 tarihinde İzmir’de yaşamını yitiren büyük ustanın 1974 ile 1986 tarihleri arasında kaydedilmiş sekiz parçasından oluşan “Türküler ve Deyişler”i, sadece bir defaya mahsus olmak üzere 1111 adet picture disc olarak basıldı. Bundan ayrı bir de numarasız olarak siyah plak baskısı yapıldı. Siyah plak tükendiğinde yeniden basılır mı bilinmez ama picture disc’ini alanlar şimdiden zaman içinde çok değerlenecek bir parçanın sahibi oldu bile.

Nedim Güvenç ‘İçine Kapanık’

Nedim Güvenç’in ilk albümünün içeriği, şehirli genç bir adamın yabancılaşma, hayatın anlamı, geçmiş ve gelecek sarmalındaki insanlık ilişkileri hakkında kendine sorduğu sorulardan ve arayışlardan oluşuyor. Geride kalan bir sürecin mirasını albüme tahvil eden Nedim, bu ana kadar çıkınında biriktirdiklerini “İçine Kapanık” adını verdiği albümünde özetliyor.

Müziğe gitarla başlamış, oradan bas gitara geçmiş, profesyonelliğe adım atınca da (“Hocam” dediği Yaşar Pınar sayesinde) sevdiği şarkıların ayak izlerine basarak beste ve yapımcılığa yönelmiş. Arkeoloji okuduğu halde müzikten kopmamış. İlk albümü işte bu dönemin ürünü. Nedim’in (sound ve format olarak America’dan Paul Simon’a, Smokie’den Eagles’e kadar uzanan ilhamıyla) Amerikan folk-pop-rock formatlı Türkçe sözlü şarkıları, yetmişli ve seksenli yılların ruhunu taşıyor. Gerek sözlerde gerekse sololarda feeling çok yüksek. Şarkı söyleyip gitar ve bas çalan Nedim’e bu albümde kayıt ve çalma süreçlerinde Emre Ekici, Kerem Duru, Cenk Bonfil, Cem Çatık, Salih Eren Kurç, Oğuz Ayaydın ve Danae Palaka yarenlik etmiş.

Bir erken dönem çalışması olarak “İçine Kapanık”, Nedim’in ileride daha fazla açığa çıkacak olan potansiyeline işaret ediyor.

Sürmenaj 23 Ağustos 2024 21:30

Yanıt: Vitrindeki Albümler | Vitrindeki Albümler'de Bu Hafta...
 
Vitrindeki Albümler
Vitrindeki Albümler'de bu hafta...


[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

Şakir Öner Günhan “Anatolian Groove Series / Selected Turkish Psych Gems” (Mega Plak)

Türk Halk Müziğinin en özgün seslerinden biri olan Şakir Öner Günhan’ı bizim kuşak önce radyodan ve plaklardan sonra da siyah-beyaz televizyondan tanımış ve çok sevmiştik. TRT’nin devlet memuru şarkıcılarının bin ışık yılı uzağında, sempatik olduğu kadar taklit edilmesi olanaksız tarzıyla başlı başına bir ekoldü.

[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

1965 yılında radyoya girmiş, başta “Yörelerimiz Türkülerimiz” olmak üzere pek çok güzel programa imzasını atmıştı. 2007 yılında da emekli olmuş, Bodrum’a yerleşmişti. 13 Nisan 2024 tarihinde Bodrum’da bir hastanede 82 yaşında hayata veda etti. Pozitif enerjisiyle birkaç kuşağın hayatına dokunmuş, onların çocukluklarının kasvetli ortamına ekranlardan bir nebze olsun neşe getirmiş, güler yüzlülüğün timsali bir ses sanatçısıydı.

1974 ile 1976 yılları arasında Şakir Öner Günhan’ın erken döneminin en güzel 45’liklerini içeren “Anatolian Groove Series – Selected Turkish Psych Gems” adlı derleme plak, ilk kez 1977 yılında “Kara Kaşlı Yar” adıyla ve Güven Plak etiketiyle yayınlanmıştı. Bu albümü kıymetli kılan şeylerden biri de Zafer Dilek ile Arif Sağ ustaların katkılarıydı. Döneminin en iyi albümlerinden biri olan plak şimdi Mega Plak’ın titiz tasarımı ve temizlenmiş kayıtlarıyla yeniden huzurlarınızda, turuncu renkli...

[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

Acil Servis “Bebek / Yusuf Yusuf” (Rainbow 45 Records / Acil Servis)
Doksanlı yılların başından bu yana devam eden, halen ayakta ve sahnede olan nadir klasik rock topluluklarımızdan biri Acil Servis. Ardında bıraktığı uzun yıllara rağmen sadece iki albüm çıkaran, buna karşın sayısız eleman değişikliği yaşayan topluluk, her zaman inandığı klasik rock müziğine sadık kalmış, türünün ülkemizdeki en iyi temsilcilerinden biri olmuştu.

Biz onları sahne dışında hep kaset ve CD’den dinlemiştik. Şimdi Acil Servis ilk kez plak formatında.

Elimizdeki açılır kapaklı magenta renkli 45’lik plaktaki iki beste var: “Bebek” ile “Yusuf Yusuf”. Bunlar topluluğun 1996 yılında piyasaya çıkan ilk albümleri “Küçük Adam”da yer alıyordu. Ancak topluluk onları yeniden basmak yerine, yenilenmiş tecrübeli kadrosu ve konuklarıyla plak için yeniden kaydetmeyi tercih etti. Vokalde Sami Ertan Kızıltan, gitarlarda Arif Deniz Toker ile Orhan Yolsal, basta Çetin Güney, davulda Soner Doğanca’dan oluşan Acil Servis, en iyi bilinen ve imza şarkıları olan 30 yıl sonra yeniden yorumladı. Kayıtlara ayrıca (stüdyosunu açan) Serdar Öztop tuşlu çalgısı, Burak Ocakçı ağız mızıkası ve İpek Kızıltan vokaliyle eşlik etti. Rainbow 45 Records ve Acil Servis ortaklığında 1000 adet basılan 45’lik, yarının nadir plaklarından biri olmaya aday.

Murat Beşer

Sürmenaj 08 Aralık 2024 01:54

Yanıt: Vitrindeki Albümler | Vitrindeki Albümler'de Bu Hafta...
 
Vitrindeki Albümler (30 Kasım 2024)
Vitrindeki Albümler'de bu hafta...


[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

KERİM TEKİN ‘HAYKIRSAM DÜNYAYA’ (BONUS MÜZİK)
Doksanlı yılların ikinci yarısında en çok gelecek vaat eden figürlerinden biriydi, işini birkaç kulvarda birden sürdürüyordu Kerim Tekin. Müzik sevdası yüzünden futbolu bırakmış, yanı sıra televizyon dizilerinde boy göstererek oyunculuk kariyerini başlatmıştı. 1995 tarihli “Kara Gözlüm” albümünden iki yıl sonra çıkardığı “Haykırsam Dünyaya” ile büyük ilgi toplamıştı. Albümdeki “Kar Beyaz” ve “Akşamlar” adlı şarkılar dönemin ruhunu eksiksiz yansıtırken Kerim insanın içine işleyen kırılgan sesiyle, uzun saçları, kirli sakalı ve sırtındaki deri motorcu montuyla dönemin vizyonunu da üzerinde yakıştırarak taşıyordu. Ancak hikâye 1998 yılında Afyonkarahisar’da yapılan bir festival dönüşünde bitti. Kerim 23 yaşında Sandıklı yolunda geçirdiği bir trafik kazasından sonra yaşamını yitirdi ve genç yaşta aramızdan ayrılan müzisyenler kervanına katıldı.

[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

Müzik dünyası ve sevenleri ne kadar da büyük bir beklenti içindeydi, Kerim’in parlak geleceği hakkında. Çalışkan ve yetenekli, mütevazı ve eğlenceli bir kişilikti. Vefatının ardından şarkıları birçok isim tarafından yeniden seslendirildi, albüm satışı bir milyon tirajını geçti. Aradan geçen 26 yıl sonra “Haykırsam Dünyaya” adlı albüm ilk kez plak formatında yayımlandı.

YEŞİLÇAM AŞK ŞARKILARI 2 (ÖZ MÜZİK)
Gençliğini altmışlı ve yetmişli yıllarda yaşamış kuşak için Yeşilçam filmlerinin anlamı büyük. Çünkü çoğu siyah-beyaz olan bu filmlere eşlik eden şarkılar kuşağın soundtrack’i. Mahallemizin sinemalarından, çay bahçelerinden, evdeki radyolarımızdan bize seslenen şarkılar hepimizin sesi. Adını Beyoğlu’nda sinemacıların bulunduğu sokaktan alan Yeşilçam filmleri ve şarkıları öncesi ve sonrasıyla yaklaşık 35-40 yılımızı doldurmuş; bir dönem kapanıp yerini bir başkasını bırakırken nostalji mertebesine yükselmişti. Ancak yeni devir onlara değerleri konusunda başka anlamlar yükledi ve bu şarkılar yeniden keşfedildi, yeni kuşaklara taşındı.

[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

“Yeşilçam Aşk Şarkıları” plağının ilki 1970-73 yılları arasında, usta müzisyenler eşliğinde kaydedilmiş analog kayıtlardan oluşuyordu. 2019 yılında “Nasıl Geçti Habersiz” alt başlığı ile yayımlanan plağın solisti Vedat Çetinkaya idi. Serinin 12 şarkıdan oluşan ikincisi ise besteleri Necdet Tokatlıoğlu’na ait eserlerden oluşuyor. Albüm Şahinler Plak etiketiyle 1978 yılında “Necdet Tokatlıoğlu 1” adıyla plak, 1986 yılında da kaset formatında yayımlanmıştı. Yeni baskı her ne kadar “Yeşilçam Aşk Şarkıları 2” adıyla yayımlanmış olsa da, gerçek bir Necdet Tokatlıoğlu albümü olduğunu unutmayalım.


Sürmenaj 14 Kasım 2025 19:08

Yanıt: Vitrindeki Albümler | Vitrindeki Albümler'de Bu Hafta...
 
Vitrindeki Albümler (7 Aralık 2024)

Vitrindeki Albümler'de bu hafta...



[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

METİN & KEMAL KAHRAMAN ‘DENİZ KOYDUM ADINI’ (LİZGE MÜZİK / A.K. MÜZİK)


“Deniz Koydum Adını” adını taşıyan Metin & Kemal Kahraman albümü, doksanlı yılların ilk yarısında tüm mazlumların, yenilmişlerin, kaybolmuşların, yerinden yurdundan edilmişlerin hislerine hüzünle karışık tercüman olmuş bir başyapıttı. Sol tandanslı özgün müziğin kitabını yazmış, müzikal kriterlerine kerteriz oluşturmuş, emsalsiz sounduyla kendinden sonra yapılan sayısız albüme yol göstermişti.

[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]




Kayıtlardan bir yıl önce 72 yaşındayken Diyarbakır’da katledilen Kürt aydın Musa Anter’in anısına yapılan (Zazaca ve Türkçe) sekiz şarkıdan oluşan albüm, Okay Temiz’den Serdar Keskin’e, İsmail Soyberk’ten Erdal Erzincan’a çalgısında usta müzisyenlerin eşliğinde, Hasan Bitmez’in Metropol Stüdyosu’nda (arkasında iki yıllık bir emek vardı ama) 200 saatte kaydedilmişti.

Pülümür’de doğan, Erzincan’da büyüyen, sonrasında İstanbul ve Ankara’da üniversite okuyan Metin ve Kemal Kahraman kardeşlerin yolculuğu bu albümle başlamıştı, 30 küsur yıl önce... 1993 yılında kaset, iki yıl sonra da CD olarak basılan “Deniz Koydum Adını” ilk kez plak formatında; açılır kapakla, şarkı sözleri ve özenli tasarımıyla... “Deniz Koydum Adını” kendi türünde bir ders kitabı niteliğinde; müzisyeni geçtim her insan evladının döne döne okuması, dinlemesi gereken...

HALUK LEVENT ‘AKŞAM ÜSTÜ’ (SEMBOL)


2006 yılında Mod Müzik etiketiyle kaset ve CD formatında piyasaya sürülen “Akşam Üstü” albümü, Haluk Levent’in en iyi prodükte edilmiş çalışmalarından biriydi. Kalabalık bir müzisyen kadrosuyla stüdyoya girilmiş, her şey canlı olarak kaydedilmişti bu albümde. Serdar Öztop’tan Göktuğ Şenkal’a, Burak Kulaksızoğlu’ndan Arbak Dal’a onlarca müzisyen ve söz yazarının katkısı vardı; her bir şarkı muhtelif isimlerce özenle aranje edilmişti. Hele hele Nuri Kurtcebe’nin çizimleriyle grafiklendirilmesi ise bu albüme ayrı bir değer katıyordu.


[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

Yuhu’nun gitarcısı Namık Nağdaliev’in müziklendirdiği “Tutki Çıldırdım”, dillere pelesenk olan “Elfida”, Kazım Koyuncu’ya ithaf edilen “Eflatun”, sözlerini A. Turgay Fişekçi’nin yazdığı bestesi Selim Atakan’a ait “Bahar Şarkısı” gibi birbirinden güzel eserler bu albümde yer alıyordu. “Akşam Üstü” dönemin ruhunu nahif bir dille eksiksiz olarak yansıtan o yıl çıkmış en güzel albümlerden biriydi.

Haluk Levent diskografisinde 13. albüm olarak kayıtlara geçen 12 şarkılık çalışma, şimdi orijinal haliyle içindeki şarkı sözleri ve tüm bilgileri eksiksiz yazılmış, açılır kapakla ve iyi bir baskıyla ilk defa plak olarak huzurlarınızda... Yeni baskı plak almıyorum diyenleri düşündürecek denli arşivlik...



Sürmenaj 14 Kasım 2025 19:12

Yanıt: Vitrindeki Albümler | Vitrindeki Albümler'de Bu Hafta...
 
Vitrindeki Albümler (14 Aralık 2024)

Vitrindeki Albümler'de bu hafta...


[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

EZGİNİN GÜNLÜĞÜ ‘HÜRRİYETE DOĞRU’ (ADA MÜZİK)

1997 yılında çıkan “Hürriyete Doğru” adlı Ezginin Günlüğü albümü, beraberinde dinleyenlerini ufak çapta da olsa bir tartışmaya sürüklemişti. Bir kesim kadro değiştikten sonra eski şarkıları yorumlamanın doğru olmadığını ve eskisiyle aynı haz ve duyguyu vermediğini söylerken, bir kesim yeni kayıt imkânlarıyla eskisinden daha iyi olduğunu düşünüyordu. En iyi yanıtı aradan geçen zaman verdi; en makul yorum bir kısmının eski hallerinden daha başarılı düzenlendiği ve yorumlandığı, bir kısmının da gerçekten o şarkıların çıktığı yılların hüznünü yaşayanlar nezdinde aynı tadı vermediğiydi.

Öyle ya da böyle “Hürriyete Doğru” adıyla yapılan bu çalışma, Ezginin Günlüğü diskografisi için bir dönüm noktasıydı.

Topluluğun daha önceki çalışmalarında yer alan, 10’u Nadir Göktürk’e, ikisi Hüsnü Arkan’a ait, ikisi de Azeri türküsü olmak üzere 14 şarkıdan oluşuyor “Hürriyete Doğru”. Sözlerin beşi A. Kadir, ikisi Orhan Veli, birer de Ömer Hayyam ve Nâzım Hikmet şiirinden alınma. İki de anonim var. Yedi kişilik Ezginin Günlüğü kadrosunun eşlikçileri ise kanunda Göksel Baktagir, viyolonselde Reyend Bölükbaşı, kemanda Mustafa Süder.

[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

Zamanında kaset ve CD olan “Hürriyete Doğru” şimdi ilk kez (180 gr, açılır kapak) plak olarak basıldı.

KAMURAN AKKOR ‘SİLİNMEYEN HATIRALAR’ (ELENOR PLAK)

Bir dönemin sanatçı ve topluluklarının eski albümleri birbirinin peşi sıra yeni baskı yapıyor. Bilhassa da zamanında sadece kaset ve CD olanlar plağa aktarılıyor. Bunlardan biri de birkaç kulvarın yaşayan efsanesi Kamuran Akkor. 1947 doğumlu sanatçı sadece arabesk değil, sanat müziği, pop müziği ve sinemanın da unutulmaz simalarından. Yakın zamanda bazı efsane albümleri plak olarak basılan Akkor’un piyasaya sürülen “Silinmeyen Hatıralar” plağı onlardan değil.

[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

“Silinmeyen Hatıralar” daha önce yayımlanmış kayıtları içermiyor. Sanatçının bundan 10 yıl önce yaptığı kayıtlar (tıpkı Müslüm Gürses’in “Mahzendeki Kayıtlar”ı gibi) şimdi Elenor Plak tarafından gün ışığı görüyor.

Geçtiğimiz günlerde rapçilerle yaptığı düetle gündeme gelen Akkor, 10 şarkıdan oluşan bu stüdyo albümünde arabesk türünün tüm vecibelerini yerine getiriyor. İki Mehmet Aslan, iki Suat Sayın, birer de Hakkı Yalçın, Fethi Demir, Cahit Askan, Yusuf Kaya, Naci Eray, Halit Çelikoğlu bestesinin yer aldığı albümün babaoğul yapımcıları Muhteşem Candan ve Kaan Candan. Düzenlemeler ise usta Turhan Yükseler’in elinden çıkmış. Kamuran Hanım “Silinmeyen Hatıralar” plağındaki yorumculuğu ile 47 dakika boyunca yürekleri titretmeye devam ediyor
.


Forum saati; Türkiye'ye göre ayarlanmış olup, şu an saat: 10:19.

Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions Inc.
Navbar with Avatar by Motorradforum